Yargı kıskacında gazetecilik
Gazetecilik, hakikatin peşinde koşanların mesleğidir ancak gazeteciler, giderek daralan bir yargı kıskacının içinde buluyor kendini. Gazetecilik büyük bir risk altında. Gazetecilere yönelik, tutuklamalar, adli kontrol tedbirleri, ifade hürriyetinin sınırlarını her geçen gün biraz daha daraltıyor.
Özgür basın ve kamuoyunun haber alma hakkı, hukuki baskılar, sansür uygulamalarıyla büyük risk altında. Peki, yargının gazeteciler üzerindeki etkisi, ifade özgürlüğü açısından ne anlama geliyor?
Türkiye’de basın özgürlüğü, yıllardır tartışmaların odağında. Gazetecilere yönelik soruşturmalar, tutuklamalar ve adli kontrol tedbirleri, ülkedeki ifade hürriyetinin sınırlarını her geçen gün biraz daha daraltıyor. İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin protestolarda haber takibi yapan gazeteciler hakkında gözaltı ve uygulanan adli kontrol tedbirleri, bu tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Her geçen gün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek bir beyan nedeniyle adli sürecin hızla devreye sokulması, basın mensuplarının üzerindeki baskıyı artırıyor.
Hukuki açıdan bakıldığında, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" veya "devlet büyüklerine hakaret" gibi muğlak ifadeler, gazeteciler için sürekli bir tehdit unsuru oluşturuyor. Oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları açık: eleştirel ifadeler, hatta sert siyasi söylemler bile ifade özgürlüğü kapsamında korunmalıdır.
Ancak Türkiye’de 2024 yılı boyunca en az 18 gazeteci tutuklanırken, yüzlercesi hakkında soruşturma açıldı ve birçok gazeteci adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Türkiye, basın özgürlüğü endekslerinde yıllardır alt sıralarda...
Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) gibi kuruluşlar, Türkiye’yi "gazeteciler için en büyük hapishanelerden biri" olarak nitelendiriyor. Son tutuklanma ve gözaltılar gösteriyor ki, gazeteciler için hukuki süreçler bir tür caydırıcı mekanizmaya dönüşmüş durumda.
Bir gazetecinin yazdığı ya da söylediği şeyin eleştirel olması, onu yargılama konusu haline getirmemeli. Medyanın görevi, kamuoyunu bilgilendirmek ve gerektiğinde iktidarı sorgulamaktır. Ancak Türkiye’de medya mensupları, yargının kıskacında habercilik yapmaya çalışıyor.
ADLİ KONTROL KARARI: BİR ÖNLEM Mİ, BİR GÖZDAĞI MI?
Adli kontrol, normal şartlarda şüpheli veya sanığın kaçmasını önlemek, delilleri karartmasını engellemek gibi nedenlerle uygulanır. Ancak gazeteciler için adli kontrol tedbirlerinin sıkça kullanılması, bu mekanizmanın bir önlemden çok bir baskı aracı olarak işlediği algısını güçlendiriyor ve gazeteciler mesleklerini bu baskının altında yapmaya çalışıyor.
ÖZGÜR MEDYA, ÖZGÜR TOPLUMUN TEMELİDİR
Gazetecilik suç değildir. Son dönemde yaşanan gözaltı ve adli kontrol tedbirleri ve açılan soruşturmalar, davalar, basın özgürlüğü konusunda Türkiye’nin hâlâ kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu gösteriyor. Hukuk, eleştirel sesleri susturmanın değil, özgür bir toplumun temel direği olmalıdır. Aksi takdirde, baskı altına alınan medya sadece gazetecilere değil, tüm topluma zarar verecektir.
Basın özgürlüğü, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ve unutulmamalıdır ki; ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede, geriye sadece sessizliğin tahakkümü kalır.
Değerli YeniAnkara.com.tr okurları,
YeniAnkara.com.tr ekibi olarak Türkiye'de ve dünyada yaşanan, haber değeri taşıyan gelişmeleri sizlere en hızlı, tarafsız ve kapsamlı şekilde sunmak için çalışıyoruz. Bu süreçte sunduğumuz haberlerle ilgili eleştiri, görüş ve yorumlarınız bizim için çok değerli. Ancak, karşılıklı saygı ve hukuka uygunluk çerçevesinde, daha sağlıklı bir tartışma ortamı oluşturmak adına yorum platformumuzda uyguladığımız bazı kurallarımız bulunmaktadır.
Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (diğer okurlara yönelik olanlar da dahil) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık içermesi durumunda, yorum editörlerimiz bu yorumları onaylamayacak ve silecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar arasında aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemleri de yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur, bu nedenle bu tür yorumlar da YeniAnkara.com.tr sayfalarında yer almayacaktır.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu kanıtlanamayan iddia, itham ve karalama içeren, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.
Markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmaz ve silinir. Aynı şekilde, bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmaz ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Diğer web sitelerinden alınan bağlantılar YeniAnkara.com.tr yorum alanında paylaşılamaz.
YeniAnkara.com.tr yorum alanında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan kullanıcıya aittir, YeniAnkara.com bu sorumluluğu üstlenmez.
YeniAnkara.com.tr'de yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yer alan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni okumuş ve kabul etmiş sayılır.
Kurallarımıza uygun şekilde saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun yorumlarınız için teşekkür ederiz.