31 Mart yıl dönümünde Maltepe

Özgürlüklerden, insan hakları ve hukuktan yana olan, geleceğimizin daha fazla kararmaması için, kazanılmış haklarımıza, alın teriyle üniversiteden aldığımız ve ne olur ne olmaz diye hemen notere aslı ile birlikte tasdik ettirdiğimiz ve elden aldığımız transkript (not durum) belgemiz başta olmak üzere, bizim yok ama olanların tapusuna, arabasına, şirketine, bankadaki paralarına iki satırlık yazı ile el konulmasın.

Son günlerin moda tabiriyle, insanların rüşvetle değil, alın terleriyle elde ettikleri mal varlıklarına uydurma hikâyelerle açıktan çökülmesin diye, insanca bir yaşama kavuşma talebimizi haykırmak üzere, torunlarımızın gelecekte umutla dolu bir ülkede yaşaması için İstanbul Maltepe Özgürlük Mitingi'ne gittim.

Sabah saat 09:00'dan, saat 16:00'ya kadar tam 7 saat miting alanını gözlemledim. Mitinge her partiden, her yaştan bir insan seli aktı. Gelen herkesin elinde ağırlıklı olarak Türk bayrağı vardı, parti bayrakları da vardı, her boyutta dövizler vardı, kartona, kâğıda, beze yazılmış espri dolu, talep dolu, öneri dolu, düşündüren, güldüren, hüzünlendiren sözler vardı.

Alan çok geniş olduğu için miting başlangıç ve bitiş saati hiç önemli değildi. Sanki akın akın miting alanına giden bütün sokaklar insan seli idi, sürekli gelen vardı miting alanına. İnsanların yüzü gülüyordu, yüzlerinden umut okunuyordu. Herkes yönlendirmeyle değil, içinden gelerek slogan atıyor, yanındakiler de hemen eşlik ediyorlardı.

Şehir içi otobüs ve metro paralı olmasına rağmen her yer tıklım tıklımdı. Bedava dağıtılan, bırakın ekmek ve yemek kumanyasını, su dahi yoktu. Herkes kendi elinde, çantasında, yanında evden getirdiği yiyeceklerle, sanki pikniğe gelir gibi hazırlıklı gelmişti. Başka şehirlerden gelen insan sayısı azdı, ağırlıklı olarak İstanbul'dan gelenler alandaydı.

Bindirme kıtalar yoktu. Gelenlerin hepsi gönüllülerdi, içten, samimi duygularla "Demokrasi, özgürlük, adalet için geldim" diye haykırıyorlardı. Kalabalık açıklanan rakamlardan daha fazlaydı. İstanbul'da yaşayanlar başta olmak üzere, mitinge gelen insanlar tatil günü olmasına rağmen pikniğe, tatile, memleketine gitmemiş, adeta miting alanında buluşmaya sözleşmişti.

Atılan sloganlardan ve yazılan dövizlerden şunu anladık ki, ülkemizde yaşayan toplumun her kesiminden, beyaz yakalısı, mavi yakalısı kararını vermiş, acil sandık gelsin, bu hesabı görelim, iktidarı yasalara hesap vermeye gönderelim sabırsızlığı içerisindeler. Baskıcı, kendi gibi düşünmeyeni dışlayan, toplumu ayrıştıran, içinde sevgi, uygulamalarında adalet kalmamış, "Hak vaki olana kadar hep ben iktidarda olmalıyım" diyerek "sultanizm" ilan edecek olan, demokrasiyi budayan mevcut tek kişi iktidarından bıkmışlar, kurtarılmayı bekliyorlar.

Belediye başkanlarına yolsuzluk suçlamalarının yalan ve düzmece olduğu konusunda ağız birliği etmişler. Ceberut, insan haklarına saygısız, adaleti ayaklar altına aldıran yönetim anlayışından hemen kurtulmak istiyorlar. İktidar sahipleri ve şürekalarının vücutlarının sürekli kuş sütü dahil sofralarda beslendiklerini, ceplerinin de yeşil dolarlarla dolu olduğunu fark ettiklerini, fakirleştiklerini, muhtaçlaştırıldıklarını, kayırmanın, adaletsizliğin, eşitsizliğin zirveden hiç inmediğini anlamışlar.

"Oyların çalındığını biliyorduk, şimdi elimizdeki adayımızı çaldılar" diyorlar. Çeyrek asırdan fazladır "kurtarıcı" beklediklerini ve bunun da Ekrem İmamoğlu olduğuna inanmışlar. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği, zengini, fakiri, köylüsü, emeklisi, öğrencisi; Türk'ü, Kürdü, Zazası, Lazı, Çerkezi, Abazası, Alevisi, Sünnisi, inananı, ateisti, toplumun bütün katmanları kurtarıcı olarak Ekrem İmamoğlu'nu görüyor.

"Ülkeyi adalete, eşitliğe, özgürlüğe o kavuşturur, bunu İstanbul'da yaşadıklarımızla gördük" diyorlar. "Kararlı, güç karşısında eğilmeyen, cesur yürek olan, bileği bükülmez olarak Ekrem İmamoğlu'nu seviyoruz" diyorlar. "Cumhurbaşkanı adayı olarak kendi helal oylarımızla seçtiğimiz adayımızı özgür bırakın, hemen sandığı getirin ve Ekrem İmamoğlu'nu açık farkla Cumhurbaşkanı seçeceğiz" diyorlar.

Damladan çağlayan olmuş, dağları, taşları aşan çok haklı halk talebinin önünde kimseler duramaz. Konu kapanmış, insanlar hesap gününü, çok acil sandığı bekliyorlar!

Yorumlar (5 yorum) Yorum yapmak için tıklayınız
Yükleniyor...