Rabbim yeryüzünü Şafi ismiyle şifa'ya vesile olabilecek eşsiz nimetlerle bezemiş ki,her bitkide ayrı bir hikmetine şahit oluyorum. Taş nanesi 1500,2000 rakımlarda kayaların üzerinde TOPRAKSIZ bir yüzeyde, kaya yosunlarına tutunarak yetişen bir bitki. Eşsiz ve keskin bir kokuya sahip olup içerisinde etelik yağ barındırmakta. Yıllardır yağını çıkarmayı planlasamda toplaması çok zor olduğu için bu seneye kadar muaffak olamamıştım . Bu sene toros dağlarının kahramanı diyebileceğim değerli kardeşim isa tahta sayesinde o eşsiz taş nanesi yağını çıkarmayı başardık elhamdülillah. Bu son değerli hazineye kavuşunca ciddi bir araştırma yaparak insan üzerinde nasıl bir etki yapar,nasıl kullanılmalı, dozaj ne olmalı. bunları araştırdım ve gerekli verileri toplayarak formül çalışmaya başladım. Tek başına kullanılamaz olduğuna kanaat getirdim çünki çok keskin ve yakıcı etkisi var. Ozaman bu keskin yağımızı bedene zarar vermeden taşıyıcı bir sabit yağa ihtiyaç var dedim. Çörek otu, incir çekirdeği ve kabak çekirdeği yağlarından fauydalandım. Yine bir uçucu etelik yağ olan ve A vitamin deposu olan yaban mersini yaprak yağı ile takviye yaptım elhamdülillah eşsiz bir değer ortaya çıktı. Günlük üç damlası sinizüt, kuah, Astım migren başta olmak üzere bir çok hastalıkta şifa kaynağı olacak bu değerli formül ortaya çıktı. Ayrıca malum sıvının yan etkilerinden kurtumayada yardımcı olcağını düşünüyorum . Bunun yanı sıra Alzaymır, epilepsi , ve ems hastalarında denenmesinde fayda sağlayacağı kesin. Ondan dolayı gönüllü hastalarımıza verebilir ve gözleleyebiliriz.
Rabbim nasiplisine şifa versin inşallah. Amin.