Ali İnandım

Ali İnandım

Bayramı da tüketmeden tüketim

Hamamönü’yle Cebeci arasının tarla olduğu eski zamanlar, Hamit Tarlası adı. Ankara’nın bayram yeri. Hem memur hem halkbilimci Şeref Erdoğdu’nun ‘Ankaram’ kitabına şöyle girmiş tekerlemesi:

Hamamönü, hey gidi günler hey!..Bayram yeri kurulurdu buradaHamit Tarlası bir adı daAtlı karınca, kayık, salıncakCanbaz Hokkabaz, liylelek oyuncak

Davullar çalar, çadırlar kurulurÇın çın öterdi Hamit TarlasıÇocuğun bir elinde halka şekeriÖbüründe Tak Tak helvası

Yazının Devamı

Protestoya da uygun değil şehir

Rant canavarı şehirleşme ilkelerini tamamen yıkıp geçtikten sonra adı ‘şehir’ kendi arapsaçı bir kargaşa kaldı elimizde. Çok bina olan yere şehir diyoruz sadece. Betonun ve asfaltın insandan daha değerli olduğu, insan için olmayan yaşam alanları. İçinde yaşamaktan zevk almak yerine içimizi çürüten, ömrümüzü kemiren kurtçuklar yuvası yaşadığımız.

Yavaş yavaş planlı şehirciliği uygulamaya başlamışken 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi, neoliberalizm denen yeni bir siyasi, ekonomik ve toplumsal yaşam biçimi getirdi arkasından. Sonradan anladık; neoliberalizm, altta kalanın canı çıksın sistemi demekmiş.

Neredeyse haksız kazançla eş anlama gelen ‘rant’ kavramı, hakları, ilkeleri, değerleri, insanları yutan bir canavara dönüştü zamanla. Bir kanser gibi insani yaşamın doğasına, iflah olmaz bir hastalık olarak girdi. Her geçen gün daha şiddetleniyor sancıları.

Yazının Devamı

Öfkeyle kalkıp zararla oturmak

İnsanın kaldırabileceğinden çok fazla olumsuzluğa boğulduk, nefes almak yaşamak sanılıyor.

Siyasi ve toplumsal kutuplaşmalarımız keskinleşirken 15 Temmuz FETÖ kalkışması, Kovid-19 salgını, bahanesiyle kontrolsüz artan fiyatlar, kaçınılmaz sonucu çok yüksek enflasyon, Kahramanmaraş depremi şiddetinde gelir adaletsizliği, dünya ve sınırlarımızda savaş baronlarının her günü bir öncekinden daha karartacak senaryoları uygulamaya koyması derken boğulur insan, madden de manen de.

Tahammül haddi aşıldı, gün be gün cinnete adımlıyoruz. Gereğinden fazla şişmiş balonu, hangi kıvılcımın patlatacağını bekliyoruz bir de hepsinin üzerine eklenen tedirginliğimizle.

Yazının Devamı

Yeni dönemin ilk adımları

Salgından bu yana küresel derebeylerin sözcüleri “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyor, tınmıyoruz bile. Türkiye’de de eskisi gibi olmayacağını, 1 Ekim 2024’te “Yeni bir döneme giriyoruz” diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli seslendirdi. Her türlü bir miladın başlangıcındayız ama derebeyleriyle bizim ‘yeni dönem’ birbirinden çok farklı.

Küresel derebeyleri, alıştığınız hayatı sıfırlayıp, devletlerin hakimiyetini bitiren, kendi mutlak hakimiyetlerini perçinleyecek yepyeni bir siyasi, ekonomik ve toplumsal düzene geçiş duyurusu yapıyor. İnsanlığın ne düşündüğünü sormuyor, talimat veriyorlar “Dünya bizim olacak haberiniz olsun, direnmeyin” dercesine.

Adamların yeni dünyası, yeni ve daha güçlü bir sömürü sistemi, insanlık hayrına bir şey yok içinde. Devlet, din ve toplumla çatışma hali bitmeyen derebeylik, küreselleşerek dünya tarihindeki zirvesini yaşıyor. Devleti de dini de toplumu da istediği gibi kullanabiliyor artık.

Yazının Devamı

İnsanın insana Kovid-19 kastı

Küresel derebeylerinin kavgası sertleştikçe ceplerinden dosyalar, bilgiler, sırlar savruluyor. Cinsel sapkınlıklar, küresel dolandırıcılıklar, gıda ve sağlık üzerine kitlesel ölümleri hedefleyen kasıtlı tezgah ve uygulamalar, bu sapkınlık ve ahlaksızlığı, din-tarikat kisvesi altında iyice ileri götürmek… İnsanlığın, lağımı patlıyor!

Saygınlığın tek ölçüsü haline gelen zenginlik, zihinsel ve fiziksel bulaşıcı bir hastalığın adı olacak yakında. Yayılacak mikroplar, tarihin en ölümcül hastalığı ‘Kara Veba’yı aratacak.

2020 yılında Almanya da İngiltere de Kovid-19 virüsünün Çin’deki Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde tasarlandığını belirlemiş. The Daily Mail’in haberine göre MI6’nın eski başkanı Sir Richard Dearlove’un o zamanki Başbakan Boris Jonson’a sunduğu raporu çıktı ortaya; “Covid-19’un, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nde tasarlandığı artık makul şüphenin ötesindedir” diyor rapor.

Yazının Devamı

102’lik Gençler’in çağrıştırdığı

Ankara sporu, Cumhuriyeti gibi ibretliktir. Olumlu ibretlerdir geride bıraktığı.

125 yaşında Ankaragücü, 102 yaşına giren Gençlerbirliği’yle Hacettepespor’u, Güneşspor’u, Onbirateş’i, Ankaragücü (MKE Ankaragücü’nden ayrı), Harbiye’si, Muhafızgücü, Uçaksavar’ı, Süvari’si, Havagücü, Maskespor’u, Stadspor’u, Kömürspor’u, İstasyonspor’uyla kendine ve topluma faydalı nesiller yetişmiştir bu kulüplerden.

Paranın sporu bozamadığı, mekan, malzeme, duş gibi olanakların kısıtlıdan kısıtlı olduğu, Tandoğan Ankaragücü Stadı’nda soğuktan bıldırcınların donduğu, kömür ve çamur sahalardan başkasının olmadığı ancak yönetici ve sporcuların içten sevgi ve saygı yuvası kulüpler.

Yazının Devamı

Akıllıya hasretiz, aman koyvermeyin!

İnsan beyninin yetişemeyeceği gereksiz bilgi akışı ve bu kirliliği saçmalamasıyla taçlandıran yeni insan modeli, karşılaştığı psikolojik savaştan, bu sefer nasıl çıkacak acaba? Siyasetçinin, bürokratın, akademisyen, iş insanı, “Hıyarım var” diyene hepsinden önce tuzlukla koşan medyanın, kargaşayı söndürmek yerine körükle yellediği yeni bir döngüye girdik.

İnsanoğlunun zaman zaman yaşadığı bir döngü bu. Bu kez biçimi farklı ama özü aynı uygulanışıyla dalıyoruz girdaba.

Adı var bu durumun; anomi deniyor.

Yazının Devamı

Bir ramazan yozlaşması: İftar

En az 100 metre kuyruk vardı Halk Ekmek kapısında. Batıkent’te Halk Ekmek Atlantis Cafe önü. Pide ve ekmek kuyruğuymuş. Ucuz et furyası çabuk söndü, alabilen aldı herhalde, kasap müsaitti.

Yükseldikçe dur denmeyen keyfi fiyatlar, freni boşalmış enflasyon yok herhalde bu ülkede. Resmi ya da özel kurumların ihtiyacı olmayanla iftar açması, huya dönüştü. Yüzlerce ihtiyacı olmayan adam, lüks otel ya da lokantalarda ‘iftar’da ağırlanıyor. Bir öğün yemekten başka otel ya da lokanta hariç, kimseye faydası olmayan, işlevsiz buluşmalar.

Fiyatlar uygun, enflasyon düşükken de göze batan bir uygulamaydı bu. Bu, her zaman göze batacak bir uygulamadır, fiyatla ilgili bir durum değil, ahlaki bir sorun. Ramazanın ruhu ve mütevazılığına tamamen aykırı bir gövde gösterisi.

Yazının Devamı

Ekonomik program yürümüyor

Mantık zinciri, bisikletinki gibi ileriye doğru çevirirseniz yürümeye devam eder. Geriye boş döner, olduğu yerde durur bisiklette olduğu gibi. Bizim ekonomi, bütün ekonomik kuralların dışına çıktı, mantıksızlığıyla zinciri dağıttı.

Ukrayna-Rusya, İsrail-Filistin savaşları ya da 3 buçuk milyon kişinin göçtüğü, 9 milyon kişinin yerinden edildiği Sudan sokaklarına dökülmüş bir iç savaşımız da yok. Ama savaş ekonomisi yaşıyoruz salgından bu yana.

Keyfi fiyat artışlarına o zaman önlem alınmadı, Kahramanmaraş Depremi geldi, bastı gaza köküne kadar. Arkasından uygulanan ekonomik program, mantık ve yaşam zincirini iyice dağıtmaktan daha iyi bir şey yapamıyor. Yerinde bile saymıyoruz, ortada bir program olduğu tartışılır.

Yazının Devamı

Siyasi kasırganın rüzgarı erken geldi

Bütün dünyayı etkileyecek, siyasi salgınlarla ülkeleri hasta edecek yahut sahneden çekecek ya da belki aksine güçlendirecek, siyasi, ekonomik ve toplumsal kargaşa körükleyicisi kasırganın rüzgarı geldi. Dün yüzlerce ülke ve milyarlarca insanın gözü önünde azarlanan üstüne bir de kovulan Ukrayna Devlet Başkanı’nın yaşadıkları, kasırganın beklenenden erken geldiğine işaret.

Masa altından kavga vardı da ABD seçimleri öncesinde ‘Asıl Kavga 20 Ocak’ta Mı Başlayacak?’ diye sormuştuk, o günden bu yana siyasi fırtına kasırgaya dönüşüyor, asıl kavga başladı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı JD Vance’in Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenkiy’i aralarına alıp canlı yayında şamar oğlanına çevirmesi, dünya tarihine siyasi skandaldan öte etkileri olacak bir kırılma anıdır.

Yazının Devamı

Toprakçılarla sikkeciler dünyayı silkeliyor

Bunlar birbirini silkeledikçe düzen sandığımız yanlış sistemin bütün pislikleri de yağmur oldu üzerimize ve zihnimize yağıyor. Ekonomik olsun, siyasi olsun, toplumsal olsun, düzen sandığımız neyi tutsak elimizde kalıyor. Düzen dedikleri şeyin özü çürük, niyeti kötüymüş çünkü.

Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilişinden bu yana toprakçılarla sikkecilerin kavgasıyla süpergüç de silkeleniyor. ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı USAİD’in (United States Agency for International Development) kapatılmasıyla dünya çapında ABD’ye çalışan basın-yayın kuruluşları, dernekler, siyasi yapılanmalar yolsuz kaldı.

Dünya çapında ajanslar, televizyonlar, gazeteler, dergiler, dernekler, vakıflar, siyasi oluşumlar var içlerinde.

Yazının Devamı

Alkol terörü

Tabii ki alkollü içkileri övecek halimiz yok, tıbben ve dinen olduğu gibi yasal olarak da sağlığa ve toplumsal düzene zararı tespit edilmiştir. Ancak kaş yaparken göz çıkarıyoruz galiba. Bir buçuk ayda 133 kişi sahte içkiden hayatını kaybetti, Ankara’da en son 63 kişiydi, 36’sı yoğun bakımda.

Terörde bu kadar kayıp vermiyoruz, hiç kulağın üzerine yatılacak zaman değil. İşin ucu uyuşturucuya dayanmıştı, o kısmı atlıyoruz.

Tam 10 yıl önce leblebi gibi satılan ‘bonzai’ okullara inmiş, 2014 Yılı Uyuşturucu Raporu’nda uyuşturucudan ölüm sayısının bir önceki yıla göre 4 kat arttığı tespit edilmiş, kullanım yaşı 11’e inmişti. O yıldan beri sonrası geldi, daha da aşağı indi kullanım yaşı.

Yazının Devamı

Artık Ankara’yı alan mı iktidarı alacak?

‘İstanbul Belediyesi’ni alan iktidarı alır’ ezberi, 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’yle bozuldu. İstanbul’u alan CHP, hem de 7’li muhalefet masası ittifakına rağmen, iktidarı alamadı. Ülkeden hatta en yakın ilçesinden kopuk sanki şehir devlet İstanbul’un, ülkenin kaderini belirleme gücü zayıflamış.

Dünyanın en güzel şehrini rant ve siyaset, elbirliğiyle yaşanmaz hale getirdi. İstanbul, ülkenin sırtına yüktür, Yüksek Mühendis Mimar, hocaların hocası Doğan Kuban Hoca'nın pek sevdiğimiz tabiriyle ‘Türkiye’nin koca kafası’dır. Türkiye vücudunun taşımakta zorlandığı koca kafa.

Kafa kocaman da ülkeye yararlı, kurulmaya hazırlanan yeni dünyaya hazırlayacak fikir üretemiyor. Rant ve açgözlülük kanserine yakalanmış, sığ siyasetle yetinen, günübirlik vur-kaçlardan ilerisine bakmayan, bütün ülkeyi güçten düşüren hastalıklı bir koca kafa.

Yazının Devamı

Tufan kesinleşti, bizim de planımız var

Padişahlar, devlet başkanları, imparatorluk yahut krallıklardan ve dahi devletlerden güçlü derebeyleri, sonunda açıktan çektiler kılıçları. ABD seçimleriyle her şeyin mübah olduğu düello başladı, dünyayı bir şiddet tufanıyla sersemletme düğmesine basıldı. Ülkeler, devletler kesmiyor artık, birbirinin zenginliği ve gücüne çökme kavgasını başlatıyor küresel derebeyleri.

Sonu tek dünya ülkesi, tek devlet, tek siyaset, tek ekonomi, robotlaştırılmış tek tip toplum. Gücün de fazlası böyle delirtiyor demek insanı; tanrıcılık şizofrenisi, bu deliliğin son durağı demek.

Doğrudan karşı karşıya gelmiyorlar, herkes kendi hakim olduğu ülke üzerinden birbirini çelmeliyordu. Onların üzerinden, o ülkelerin kanıyla varlığıyla vuruşuyor, ikisinden biri kazanıyor, olan milyonlarca masuma ve sağlıklı devletleşemeyen ülkelerine oluyordu. Türkiye gibi arıza yaratan ülkelereyse iki taraf, beraber çullanıyordu.

Yazının Devamı

Muhalefetin dünyadan haberi var mı?

Adam geldi dünyayı, yetmedi süpergüç kendi ülkesini çalkalıyor, uluslararası siyasette, ekonomide ve günlük yaşamda alışılmadık hatta hiç olmadık şeyler oluyor ve dahası olmaya hazırlanıyor, bizim iktidar olmak istemeyip olmak istiyormuş gibi yapan muhalefetimiz, ne ülkenin ne dünyanın nabzını tutabiliyor.

Tutabilse 23 yıl sürmezdi iktidarsızlığı.

Gözlerine Tayyip Erdoğan perdesi inmiş, ne ülkeyi ne dünyayı okuyabiliyorlar. Meclis ve parti koridorlarından öteye bir ufukları olduğu izlenimi vermiyorlar yaptıklarıyla. Karşılık bulamayınca pazarcı tonuyla seslerini çatallaşana kadar yükseltiyor, söylemlerini hakarete yaklaştırıyorlar.

Yazının Devamı

Takvimden eksiltilen günlerimiz

Kötü insanlar, kötü günler yaşatıyor, kasvetin koyuluğuyla o günler kararıyor takvimde. Acıyla yasla yaşayamadığımız siyah kurdeleler asılı günler. Yaşam sevincimizi emen, söndüren, arsızlık ve vicdansızlığın zift çukurları. Yaşayamadığımız, ömrün takviminden eksiltilen günler.

İran, Irak, Lübnan, Kıbrıs’tan Mısır’a kadar hissedilen, Suriye’de 8 bin 500 kişinin, bizim 54 bin canımızı alan, geriye binlerce yaralı, sakat, öksüz, yetim bırakan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan depremleri, 6 Şubat 2023’te koyu kara bir gün daha ekledi takvimimize.

11 ilde 14 milyon kişinin hayatını tersyüz eden, aklımıza sığmayan, kalbimizi söken bir deprem yaşadık. Onu suç aletine çevirense arsız ve vicdansızlar çetesiydi. 1999 Gölcük ve Düzce depremlerinden zerre ders çıkarmayan müteahhitler, denetçiler, belediyeler, siyasi irade, aynı suçların işlenmesine göz yumunca doğa, altından kalkılamayacak en büyük dersi koydu önümüze.

Yazının Devamı

Muhalefet iktidar olmak istemiyor

İster genel ister yerel seçimler olsun, bitiyor, bir hafta 10 güne seçim düdüğünü öttürmeye başlıyor muhalefet. 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin daha yılı dolmadı, geçen 10 ayın yarısını yine erken seçim çağrıları, hükümet-muhalefet belediyeleri arasındaki çekişme ve parti içi koltuk kavgalarıyla geçirdik.

Milletin canı burnunda değil, çıkıyor artık, dünyanın derebeyleri bir dünya savaşı çıkarma peşinde, uluslararası ilişkiler ve siyaset kazanı, fokur fokur yeni dünya düzenini pişiriyor ama hâlâ ergen ağızlı dalaşmalar ve tepkilerle havanda su dövme siyasetçiliğinden sıçrayamıyoruz.

Efendiler, şehre hizmet lazım, serbest piyasa istismarcıları ile tekelleşmeye fren, cinnetvari patlayan suç kaynaklarını kurutmak, elimizden kayan çocuk ve gençlerimizi sahiplenmek, yozlaşmış bütün siyasi, ekonomik ve toplumsal değerlerimizi arıtmak ve güncellememiz lazım. Ağız dalaşlarınız ve günübirlik tepkilerinizin hiçbir faydası olmuyor siyaset sanıyorsanız eğer.

Yazının Devamı

Unutulamaz sütoğlan Menendez!

Seni unutmayacağız sütoğlan. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosu’nun 18 yıl, 7 ay, 4 günlük New Jersey’den senatörü. ABD’nin hayrına, Türkiye düşmanlığı kadar çalışmamıştır. Rüşvet almak, yolsuzluk başta, yargılandığı 16 suçlamanın hepsinden suçlu bulundu.

29 Ocak 2025’te 11 yıl hapis cezasını yedi Türk ve Türkiye düşmanı Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Bob Menendez.

En çok Yunanistan ve Ermenistan çıkarlarına çalışmış, yeri gelmiş bu konuda Senato’yu kilitlemiş bir ‘Dış İlişkiler’ Komitesi Başkanı. Yabancı ülkelere çalıştığı, altın külçeler, nakit paralar, lüks arabalar ve diğer rüşvetler aldığı 16 suçu kanıtlanmış kullanışlı bir adam.

Yazının Devamı

Kılavuzu ABD olanın

Huylu huyundan vazgeçmiyor, dünyayı da kendini de sürüklediği uçurum pahasına. Açgözlüysen açgözlü, sömürücüysen sömürücü, vampirsen vampir geliyor öyle de gidiyorsun insanlık çöplüğüne. Ülkelerin derebeyleri vardı, küresel oldular, doymuyor dünyayı istiyorlar artık.

Tarihte olmadığı kadar herkese yetecek para var, kaynak var, besin var, teknoloji var. Ne demeye durduk yere ‘dünya savaşı’ çıkarmaya uğraşıyor olabilir bu doymazlar? Bir nedeni var geriye kalan; dünyanın iliğini zaten emdiler, birbirinin zenginliğine, malına çökme kavgasına girecekler.

Dünya savaşı, toz kaldırıp ortalığı puslandırma, asıl kavgayı perdeleme bahanesi. “Zenginliğinizi bana vermenizi rica ediyorum” diyerek alınamıyor ganimet, kavga çıkacak ki yasa, yönetim, hak hukuk işlemesin.

Yazının Devamı

Açgözlülük kendine karşı

Bile bile ‘yanlış kapısı’ndan girip ‘doğru’ya çıkmayı bekleyenlerin hayal kırıklığı dünyasına çıkışı. Yanlışı doğru gibi gösterip doğruyu da kirlettiler, ayırt edemiyoruz artık doğruyla yanlışı. Hem içeride hem dışarıda, biriken pisliklerin lağımı patlıyor sanki.

21 Ocak’ta Bolu Kartalkaya’da 78 canın yanarak aramızdan ayrılması, daha onların definleri sürerken 24 Ocak’ta Konya Selçuklu’da 3 katlı evin yanlışlar nedeniyle çökmesi, hiçbir uyarı tokadından ders almadan yanlışa devam ettiğimizi gözümüze sokan yeni felaketler.

Özellikle son 35 yıldır, bütün yanlışları bilerek yapıyor, her doğal felaketten, doğal değilken başımıza getirdiğimiz felaketlerden, insanlık ve vicdanımızdan daha da uzaklaşarak çıkıyoruz. Anormal yanlışı normalleştiriyor, üstüne zafiyetleri dibine kadar sömürmekte yarışıyoruz.

Yazının Devamı

2024 servet artışı 2 trilyon dolar

Delirmiş zenginlerin zenginliği, geçtiğimiz yıl 2 trilyon dolar daha artmış. Türk Lirası’na çevirince arkasına dizilen sıfırları sayamayacağımız çok vagonlu uzun bir tren geçidi bizim için. Deliren zenginlerin hızlı treninde lokomotif, trilyon kilometrelerce köklemiş hızını.

Bu yüzden Mars’a falan gitmeye uğraşıyor olabilirler, astronomik hızda astronomik kazançlar çıldırttı demek adamları, dünyaya sığamıyorlar.

İngiltere merkezli yoksullukla mücadele içerikli bir sivil toplum kurumu var ‘Oxfam’ diye. Zenginler eliyle oluşturulmuş ama yoksulluk mücadelesi veren kafa karıştırıcı bir hayır kurumu. Daha zenginlere düşmanlık besleyen zenginler mi oluşturmuş nedir, yoksulluk konusunda çalışıyor, her yıl raporlar hazırlıyorlar.

Yazının Devamı

Asıl kavga 20 Ocak’ta mı başlayacak?

Çok acayip gelişmeler oluyor. Birbiri üstüne çok ani, hiç beklenmedik, sert kırılmalar yaşanıyor ve bugüne kadar bildiklerimiz, açıklamaya yetmeyecek gibi. Bütün dünya için geçerli bir durum; insanoğlunun, bir eliyle kurmak istediği kötülüğün mutlak küresel imparatorluğu ile karşı koymaya hazırlanan diğer eli arasındaki ‘büyük kavga’nın başlangıç eşiğinden geçmek üzereyiz sanki.

Bu içeriği daha önce de pek çok kez işlemiştik ama son bir aydır dünyadaki beklenmedik gelişmelerin, birbiriyle bağdaşmayacak ittifakların, bozulan ezberlerin, bunlara karşın uluslararası siyasetin tepkisizliği, çaresizliği ya da sessizliği, hiç hayra alamet bir gidişatı işaret etmiyor.

Saatin, gereğinden fazla kurulmuş zembereği, yaylarını, dişlilerini dağıtarak boşalacak sanki. İnsanlığı ayaklar altına alan gelişmeler, bu dağılmayı göze alan uluslararası tepkisizlik ürkütücü. Fırtına hatta kasırga öncesi bu sessizlik, kestirilemez bir gelecek karamsarlığıyla kaynatıyor insanlık kazanını.

Yazının Devamı

Ankara’dan 80 ile davet

Başkent, 80 ilin ve ilçelerinin davetiyelerini hazırlıyor; ‘Cumhuriyet Rotası’nı gezmek isteyen herkese açık bir davet. Bağımsızlık savaşıyla Kurtuluş Destanı’nın yazıldığı, kahramanlarının adım adım bıraktığı anı ve izlerle bir devletin dönüşüm ve yenisinin doğum sancılarını yaşadığı sokakları, mekanları gezme, eserlerine dokunma, destanı yerinde yaşama daveti.

Başkentliği sonuna kadar bileği ve aklının hakkı olan Ankara, Cumhuriyeti, bağımsızlık mücadelesini ve dünya tarihine vurduğu damgayı yerinde solumak üzere davet ediyor.

Kendi tarihinden kopuk çocuklar ve gençler yetiştirirseniz, sosyal medyada başkaları eğitir onları.

Yazının Devamı

Melekler cehennemi

Adının tersi bir yaşamın sürdüğü şehir Los Angeles; melekler şehri! Şeytan akıllıların doluştuğu, dünyaya ayar verme merkezi. Beyinleri uyuşturan Holivud’uyla (Hollywood- Kutsal orman) Amerikan savaş makinesinin reklam ajansı.

Sanki ibret için yanıyor, ABD’de bir devrin köklü değişim çığlıkları, sanki alevlerle isyan ediyor.

Şehrin 5 ayrı yerinde aynı anda çıkan yangının biri söndürülmüş, 4’ü devam ediyor. Nedeni hala belli değil.

Yazının Devamı