KBB Uzmanı Prof. Dr. Büyüklü’den uyarı: Horlama sadece gürültü değil, sağlık sorunlarının göstergesi olabilir!

KBB Uzmanı Prof. Dr. Adnan Fuat Büyüklü, horlamanın sadece rahatsız edici bir ses olmadığını, aynı zamanda kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şeker gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.

KBB Uzmanı Prof. Dr. Büyüklü’den uyarı: Horlama sadece gürültü değil, sağlık sorunlarının göstergesi olabilir!

Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Adnan Fuat Büyüklü, horlamanın yalnızca gece boyunca duyulan rahatsız edici bir ses olmanın ötesinde, ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini bildirdi. Prof. Dr. Büyüklü, "Horlama sadece estetik bir problem değil, uyku apnesi gibi tehlikeli rahatsızlıkların öncüsü olabilir" dedi.

Prof. Dr. Adnan Fuat Büyüklü, şöyle konuştu:

“SİGARA, ALKOL, KİLO VE İLAÇLAR HORLAMAYI TETİKLİYOR”

Horlama, bir takım risk faktörlerine bağlıdır. Bunlardan belki de en önemlisi, obezite yani kilo fazlalığıdır. Ayrıca, boyun kalınlığı da bu durumu etkileyen bir diğer faktördür, çünkü kilo fazlası boyun kalınlığını artırır. Erkek cinsiyet ve yaş, horlamayı etkileyen faktörlerdendir. Özellikle 40-50 yaşlarından sonra horlama daha fazla görülür. Yaşla birlikte vücutta sarkmalar olur, bu da boğaz yapılarının, hava yolunun sarkmasına ve kas tonusunun azalmasına yol açar. Gençlerde horlama oranı düşükken, 40 yaşından sonra bu oran yüzde 20-30'lara kadar çıkabilir. Ancak sigara, alkol, ilaç kullanımı ve kilo fazlası gibi faktörler bu oranı artırır. Bunun yanı sıra, anatomik sorunlar, örneğin burun tıkanıklığı veya büyük bademcikler, horlama riskini artırabilir. Çocuklarda ise gevşek damak yapısı horlamaya yatkınlığı artıran bir diğer sebeptir. Şu da unutulmamalıdır ki genetik faktörler de horlamaya yatkınlığı etkileyebilir.

Horlama iki gruba ayrılır. Birincisi, basit horlama, yani sadece gürültülü uyku, oksijen düşüşü ya da nefes durması olmayan horlama. İkincisi ise apne grubu, oksijen düşüşü veya nefes durması yaşanan horlamadır. Bademcikler, geniz eti, burun tıkanıklığı veya gırtlak gibi hava yolu engelleri, horlamayı artırabilir. Apne grubundaki horlamalar, oksijen düşüşü ve nefes durması nedeniyle kalp ve akciğer sağlığına zarar verebilir. Yüksek tansiyon, kalp krizi, şeker hastalığı gibi riskleri artırabilir. Apne sorunu olan kişilerin tedavi edilmesi gereklidir, aksi takdirde gündüz yorgunluğu, baş ağrıları, sinirlilik gibi belirtiler ortaya çıkabilir ve trafik kazaları gibi tehlikeli durumlalar yol açabilir. Ameliyat, bu tıkanıklıkları gidermek için uygun görüldüğünde yapılabilir. Hangi seviyede tıkanıklık olduğu, muayene ile belirlenip, buna göre uygun ameliyat seçeneği belirlenir.

"HORLAMAYI AZALTMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?"

Horlama risk faktörlerinden kaçmak, horlamayı azaltmada önemlidir. Yaş ne yazık ki değiştirilemez, ancak sigara ve alkol gibi alışkanlıklardan uzak durarak horlama riski azaltılabilir. Kilo almadıkça horlama riski azalır. Zayıf kişiler de horlayabilir, ancak kilo, horlama için önemli bir faktördür. Ayrıca, uyku hijyenine dikkat etmek de gereklidir. Düzenli ve rahat bir uyku ortamı sağlanmalıdır. Yatak, sessiz ve ışıksız bir oda, aynı saatlerde uyuma gibi etkenler uyku kalitesini artırır. Gece atıştırmaları da horlamayı tetikleyebilir, çünkü mide doluyken uyumak, vücudu rahatsız eder.

Pozisyonel horlama olan kişiler sırt üstü yatarken horlar. Ancak yan yatınca horlama durabilir. Bu durumda, pijamanın sırtına bir cep dikilip içerisine tenis topu veya yumuşatılmış çorap koyularak sırt üstü yatmaları engellenebilir. Ancak her hastada bu yöntem işe yaramaz; eğer horlama pozisyonel ise, sırt üstü yatıldığında horlama görülür, diğer pozisyonlarda ise horlama olmaz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız