Türkiye’de son 21 yılda Cumhurbaşkanlığı süreci

21 yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı yapan Erdoğan, karşısına çıkan adaylar, seçim süreçlerinde yaşananlar ve yapılan itirazlarla dolu bir siyasi tarihe sahip. Peki, bu 21 yılda neler yaşandı? Adaylar kimlerdi? Süreç nasıl ilerledi? Gelin, bu dönemi kısa bir değerlendirme yaparak hatırlayalım.

Türkiye’de son 21 yılda Cumhurbaşkanlığı süreci

DEĞERLENDİRME

10 Ağustos 2014’ten bu yana Türkiye Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Recep Tayyip Erdoğan oturuyor.

2014 SEÇİMLERİ: İLK TURDA ERDOĞAN

2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, AK Parti’nin adayı dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dı. Ana muhalefet partisi CHP’nin ve MHP’nin de desteklediği bağımsız aday Ekmeleddin İhsanoğlu, bir diğer aday ise HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tı. Erdoğan’ın Başbakanlık görevinden istifa etmeden Cumhurbaşkanlığına aday olması, muhalefet kanadından büyük tepkiler almış ve konu Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştı. Ancak mahkeme, Erdoğan’ın adaylığının anayasa aykırı olmadığına karar verdi. Ayrıca, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) fazla oy pusulası basması da tartışmalara yol açtı, ancak YSK bu durumu yasal zorunluluk olarak açıkladı.

Seçim sonuçları, pek çok kişinin beklediği gibi oldu. Erdoğan, ilk turda yüzde 51.79 oy oranıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı seçildi. Ekmeleddin İhsanoğlu ise yüzde 38,44 oy alırken, Demirtaş yüzde 9,76’da kaldı.

2018: BAŞKANLIK SİSTEMİ VE İLK SEÇİM

2018 seçimleri, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçişiyle birlikte yapılan ilk Cumhurbaşkanlığı seçimiydi. 16 Nisan 2017’de yapılan referandum ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesi kararlaştırılmıştı. Bu sistemle birlikte Cumhurbaşkanının yetkileri genişletilmiş, başbakanlık makamı kaldırılmıştı. Cumhurbaşkanının yürütme yetkisini tamamen elinde bulundurması, kanunları onaylama ve veto etme gibi yetkilere sahip olması gibi önemli değişiklikler yaşandı.

2018 seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 52.59 oy oranıyla ilk turda yeniden Cumhurbaşkanı seçildi. Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu ve Selahattin Demirtaş gibi adaylar ise önemli bir oy oranı elde edemediler. Erken seçim kararı alındı ve Türkiye, başkanlık sisteminin getirdiği yeni düzenle tanıştı.

2023 SEÇİMLERİ: İKİNCİ TURA KALAN BİR SEÇİM

2023 seçimleri, başkanlık sisteminin ikinci seçimiydi. Seçim ilk turda sonuçlanmadı ve Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu ikinci tura kaldılar. Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın ortak adayı olarak Erdoğan’a karşı en güçlü rakip haline gelmişti. Ancak ikinci turda Erdoğan, yüzde 52,18 oy oranı ile yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Bu seçim sürecinde en önemli unsurlardan biri, altı partiden oluşan 6'lı masa idi. Ancak, bu ittifakın ortak adayı Kılıçdaroğlu’nun seçimdeki başarısızlığı, hala gündemdeki tartışmaları bitiremedi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda parti genel başkanı seçildi, ancak seçim sonuçları onu iktidar için bir adım daha geri attı.

EKONOMİK SORUNLAR VE SÜREKLİ TARTIŞMALAR

21 yıl boyunca yapılan seçimlerin en belirgin ortak noktası, ekonomi ve siyasi tartışmalar oldu. Türkiye’nin ekonomisi, her seçimde daha fazla gündeme geldi. 2014’te 2,50 TL civarlarında işlem gören dolar, bugün 40’ları zorlayan bir seviyeye ulaşmış durumda. Ancak, bu ekonomik sorunlar sadece seçim zamanlarında gündeme geldi ve değişen tek şey de bu oldu.

Seçimlerde yapılan itirazlar ve tartışmalar da yıllar içinde değişmedi. Muhalefetin "oy çalma" ve "yolsuzluk" suçlamaları her zaman gündemdeydi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından reddedilen itirazlar, seçimin güvenliği konusundaki tartışmaları bitirmedi.

2028 SEÇİMLERİ: İLERİYE DÖNÜK BEKLENTİLER

Bugün, 2023 seçimlerinin ardından Türkiye’nin siyasi geleceği büyük bir belirsizlik içinde. İmamoğlu’nun adaylık süreci ve gözaltına alınması, seçim sürecine damgasını vurmuş durumda. İmamoğlu’nun durumu, bundan sonraki seçimlere yön verebilir. Erken seçim olup olmayacağına dair kesin bir şey söylemek şu aşamada zor; ancak, Türkiye’nin siyasi gündemi, seçimlerden önceki tartışmalar ve olası hukukî gelişmelerle şekillenecek.

Geçmişten günümüze bir değişim var mı? Bunu görmek zor. Seçim süreçleri, adaylar, vaatler ve tartışmalar arasında değişen tek şey ekonomik krizlerin derinleşmesi oldu. Ancak her seçimde olduğu gibi, itirazlar ve tartışmalar yine aynı şekilde devam ediyor. Türkiye’deki siyasi hayat, geçmişte yaşanan olaylarla ve bugünkü gelişmelerle bir şekilde birbirini tekrar ediyor. Bakalım, ilerleyen yıllarda bu değişim ne şekilde devam edecek ve 2028 seçimleri Türkiye’nin siyasi geleceğini nasıl şekillendirecek?

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız