Sakın bu ilacı içmeyin
Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde görevli bir doktor tarafından yapılan açıklamalar sonrası dünyada her yıl 700 bin insanın ölümüne sebep olan ilçalar paylaşıldı.

Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde görevli bir doktor tarafından yapılan açıklamalar sonrası dünyada her yıl 700 bin insanın ölümüne sebep olan ilçalar paylaşıldı.
Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi’nde görevli Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Erbaş, "Dünya Antimikrobiyal Direnci Farkındalık Haftası" çerçevesinde açıklamalarda bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) antimikrobiyal ilaç direncini dünyanın 10 küresel halk sağlığı tehdidi arasında değerlendirdiğini aktaran Dr. Erbaş, “Yapılan çalışmalarda göstermiştir ki, ilaca dirençli bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar sonucu tüm dünyada yılda yaklaşık 700 bin hasta hayatını kaybetmektedir.
Antimikrobiyal ilaç direncinin 2050 yılında 10 milyon hastanın ölümüne yol açacağı tahmin edilmektedir. Antibiyotik ve antimikrobiyaller üzerinde durmak gerekiyor.
Antibiyotik bakterileri öldüren ilaçtır. Antimikrobiyaller ise tüm mikropları yani bakterileri, virüsleri, parazitleri ve mantarları öldüren ilaçlar olarak ifade edilebilir.

Özellikle bizim korkumuz şudur ki, mikroorganizmaların dirençlerinin daha da çok artmasıyla gelecek yıllarda basit enfeksiyonları dahi örneğin idrar yolları enfeksiyonunu bile tedavi edemeyeceğimiz endişesi var.
Antibiyotiğin gereksiz yere, uygun olmayan dozda kullanımı özellikle antibiyotik direncine yol açan en önemli sebeplerden bir tanesidir.

Bunun yanında tarımda ve hayvancılıkta uygun olmayan dozlarda antibiyotiklerin kullanıldığını görüyoruz.
Bu da antimikrobiyal dirence yol açan en önemli sebeplerden bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Antimikrobiyal dirençle mücadelede sadece bizim değil bütün paydaşların da bir arada çalışması bir çözüm bulunması gerekiyor."

Grip ve nezle halinde antibiyotiklerin kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Erbaş, "Hastalar başkalarının önerisiyle değil de bir hekim önerisiyle antibiyotik kullanması gerekiyor.
“Hastalıklarla mücadele ederken hastalara çok önemli bir rol düşüyor.
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında sıklıkla virüsleri etken olarak görmekteyiz. Antibiyotik virüslere kesinlikle etki etmez.
Bu hastalıkları tedavi ederken antibiyotik kullanılmamalıdır. Gereksiz yere kullandığımız antibiyotiklerle özellikle bağırsak floramızda ve tüm vücut floramızda bulunan faydalı mikropları öldürüyoruz.

Ülkemizde son yıllarda antibiyotik kullanımının kısıtlanmasıyla ilgili çalışmalar yapıldı. Şuanda eczaneden reçetesiz antibiyotik alamaz vatandaşlarımız.
Bu yapılan çalışmalarla bir program dahilinde antibiyotik tüketiminin azaltılarak direnç gelişimin azaltılması hedeflenmektedir.
Ülkemiz antibiyotik tüketiminde maalesef dünyada iyi bir noktada değil. Son yıllarda etkili politikalarla antibiyotik tüketiminin kısıtlanmasına rağmen halen antibiyotiğin en çok kullanıldığı ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu.

Kan sulandırıcılar, kan pıhtılarını önlemek amacıyla, felç veya kalp krizi riski taşıyan kişiler için reçete edilir.
Bu ilaçlar; düzensiz kalp ritmi, kalp hastalığı, önceki kalp krizi ve felç geçirmiş kişiler ile atriyal fibrilasyon gibi durumlara sahip olan kişilerin kullanımına uygundur. Ancak kan sulandırıcıların yanlış kullanımı durumu tehlikeli olabilir.
Uzmanlar, kan sulandırıcıların beyin veya mide gibi bölgelerde ciddi kanamalara neden olabileceği . Kan Sulandırıcı ve Burun Spreyi Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler: Uzmanlardan Önemli Uyarılar Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin, yaralanma, kesilme veya morarma riskini artırabilecek aktivitelerden kaçınması büyük önem taşıyor. Sağlık uzmanları, temas sporlarından uzak durulmasını, jiletle tıraş yerine elektrikli tıraş makinesi kullanılmasını ve kesici aletlerle çalışırken mutlaka eldiven giyilmesini tavsiye ediyor.
Ciddi kanama durumlarında ise vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiği vurgulanıyor. Bir diğer tehlikeli ilaç grubu olan burun açıcı spreylerin de bilinçsiz kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Burun spreylerinin aşırı ve uzun süreli kullanımı, burun dokusunda kalıcı hasara neden olmasının yanı sıra bağımlılık da yaratabiliyor.
Burun tıkanıklığı giderici spreylerin prospektüslerinde, bir haftadan uzun süre kullanılmaması gerektiği özellikle belirtiliyor.
Aksi takdirde, burundaki kan damarları ilaca bağımlı hale geliyor ve sprey bırakıldığında tıkanıklık daha da şiddetleniyor. Burun spreylerinin aşırı kullanımı; baş ağrısı, görme bozuklukları, kafa karışıklığı ve nöbet gibi ciddi yan etkilere neden olabiliyor ve acil tıbbi müdahale gerektirebiliyor.