CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz: “Tarımda dışa bağımlılığı azaltmak için aile tarımını desteklemeliyiz”

Türkiye'nin tarım politikalarının sürdürülebilir olmadığını söyleyen CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, yerli üretimi güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmak için aile tarımının desteklenmesi gerektiğini belirtti.

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz: “Tarımda dışa bağımlılığı azaltmak için aile tarımını desteklemeliyiz”

Türkiye'nin mevcut tarım politikalarının ülkenin geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, bu politikaların yeniden şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Yeniankara.com.tr’ye açıklama yapan Tokat Milletvekili Durmaz şöyle konuştu:

"SAĞLIKLI İNSAN YETİŞTİRMEK İSTİYORSAK, SAĞLIKLI GIDA ÖNEMLİ"

Bu ülkede sağlıklı insanlar yetiştirmek istiyorsak, insanların sağlıklı gıdalara ulaşmalarını sağlamamız gerekiyor. Çünkü dünyadaki gelişmiş ülkeler tarıma destek verirken, bizde durum farklı. En düşük gelirli insanların markete gittiğinde temel gıdalara ulaşabileceği şekilde destekler sağlanıyor, bu da kooperatifleşmeyi teşvik ediyor.

"ÜLKEMİZDE 35 MİLYON DÖNÜM TARIM ARAZİSİ, TARIM DIŞINA TERK EDİLDİ"

Ülkemizde 35 milyon dönüm tarım arazisi tarım dışına terk edilmiş durumda, bu şekilde tarım desteklenemez ve gelişemez. Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan aile tarımı modeline bakıldığında, şeker pancarının sadece şeker üretimi değil, bin 200 farklı ürünün üretimi için de kullanılabildiğini görüyoruz. Şeker pancarından elde edilen ürünler ilaç, kozmetik, gıda gibi farklı sektörlerde kullanılırken, yaprağından hayvan yemi de elde ediliyor. Bu çeşitlilik, pandemide bile yerli üretimin gücünü ortaya koymuştur. Bu nedenle, Anadolu coğrafyasındaki ovalarda ürün çeşitliliğini artırarak, o topraklarda insanı doyuracak bir tarım politikasını hayata geçirmeliyiz.

“TARIMDA DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK İÇİN AİLE TARIMINI DESTEKLEMELİYİZ”

Bir ovada herkes istediği her şeyi üretmemeli; devlet, bu alanları planlamalı. Tokat Kazova’da yaprak gibi değer kazanan ürünleri desteklenmeli. Ancak, çiftçiler çaresizlikten her yıl aynı ürünü ekerek toprağı yormakta, araziyi çölleştirmekte ve vahşi sulama yöntemleri kullanmaktadır. Gençlere tarımı özendirmek için tarım derslerinin de tekrar müfredata eklenmesi gerekiyor. Eskiden ilkokulda dördüncü ve beşinci sınıflarda tarım bilgisi dersi vardı, bu sayede çocuklar toprağı ve doğayı seviyordu, sorumluluk duyuyordu. Şu anda ülke genelinde ormanlar tahrip ediliyor ve gençler bu konuda duyarsızlaşıyor. Biz, köyde yaşayan insanları üretimle barıştırarak aile tarımını teşvik etmeliyiz. Ayrıca, köyde yaşayan bir kadının sosyal güvencesi yoksa, devlet ona sosyal güvenlik sağlamalı ve asgari ücret ödemelidir. Böylece köyde kadınlar kalacak, çocuklar da üretimle ilgilenecek. Üretim arttığında, ülke dışa bağımlı olmayacak, örneğin Sırbistan'dan et ya da Güney Amerika'dan angus ithal etmeyecek.

“TASARRUF TEDBİRLERİ SARAYDAN BAŞLAMALI”

Tasarruf tedbirlerine gidiliyorsa, bu tedbirler saraylardan başlamalı. Sarayı yönetenler tasarrufa öncelik verip, köylülerin tarımı sürdürebilmesi için gerekli şartları sağlamalıdır. Aksi takdirde, çiftçiler ve köylüler çaresiz kalacak, topraklarını verimli kullanamayacak ve arazi çölleşmeye devam edecektir.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız