SAVDES-SEN Genel Başkanı Tuncay Cengiz: “Toplu sözleşme görüşmeleri̇ için süslü cümleler yetmez, gerçek çözüm gerekiyor”

SAVDES-SEN Genel Başkanı Tuncay Cengiz, geçmişte memurların haklarının yeterince savunulmadığını belirterek hükümet ve sendikaların ekonomik çözüm önerilerinin yetersiz olduğunu vurguladı. Cengiz, “Geçmişte kaybettiğimiz yüzde 30’luk payı geri verin ve enflasyonu gerçekçi şekilde hesaplayın” dedi.

SAVDES-SEN Genel Başkanı Tuncay Cengiz: “Toplu sözleşme görüşmeleri̇ için süslü cümleler yetmez, gerçek çözüm gerekiyor”

SAVDES-SEN Genel Başkanı ve Kamu Birliği Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Cengiz, sendikalara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Cengiz, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen toplu sözleşmelerde, en çok üyesi olan sendikaların ve konfederasyonların yetkili olarak masada olmalarına rağmen, memurların haklarını yeterince savunmadığını söyledi.

“SENDİKALAR MASADA PAZARLIK YAPMADI, MEMURLARIN HAKLARI SAVUNULMADI"

Cengiz, "Şu anda geçtiğimiz 7 toplu sözleşmeye Memur-Sen ve ona bağlı sendikalar katıldı. Ancak masada aldıkları tavır, başlangıçtan itibaren niyetlerinin sorgulanmasına neden oldu. Masada hiçbir pazarlık yapılmadı. Masadan kalkma, yalnızca yetki verilmediği bir durumda olabilir. Ama biz gördük ki, bazı konfederasyonlar masada kalma isteği bile göstermedi. Masada sonuna kadar durun ve memurların haklarını savunun. Çalışanların maaş artışları o masada belirlendiği için, masada duran tüm sendikaların sorumluluğu büyüktür. Bu, sadece üye olan sendikaların değil, tüm kamu çalışanlarının meselesidir.” ifadelerini kullandı.

"İŞİ EHLİNE VERMEDİĞİNİZ SÜRECE SORUNLAR ÇÖZÜLMEZ"

Hükümetin ve sendikaların ekonomik çözüm önerileri konusunda yetersiz kaldığını ve memurların haklarını savunmakta başarısız olduğunu vurgulayan Cengiz, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Beceriksizlik ve basiretsizlik, bu sorunun en temel nedenidir. İşini ehil ellere vermediğiniz sürece, çözüm bulmak mümkün olmaz. Maalesef, halkın en büyük zararı, yanlış siyasal tercihler ve liyakatsizlikten kaynaklanıyor. Memur maaşları yetersiz. 2025 yılı itibariyle devlet memurlarının maaşları ortalama 43 bin 500 TL. Bu rakam, Türkiye'deki 22 bin TL asgari ücretle karşılaştırıldığında yüksek gibi gözükse de, gerçekte asgari ücretin çok altında ve açlık sınırının da çok üzerinde. Bugün emekçilerimiz o kadar kötü bir durumda ki, yıllarca çalışıp emek veren insanlar, 3 kuruşa muhtaç durumda. Çocuklarına bayram harçlığı dahi veremeyen, ev kirasını ödeyemeyen insanlar var. Bu durum, devletin ve toplu sözleşme masasında yer alanların vebalidir. Bizim toplumumuz, bu emekçilere bu kadar acımasız olmamalı."

“SON 5 YILDA TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİ BÜYÜDÜ ANCAK MEMURUN MAAŞI AYNI ORANDA ARTMADI”

Son 5 yılda Türkiye ekonomisinin yüzde 30 büyümesine karşın, memurların maaşlarında aynı oranda bir artış gerçekleşmediğini bildiren Cengiz, “Türkiye’nin ekonomisi büyüdü, ancak memur büyümedi. Memur, enflasyon kadar artış alıyor ki bu da sabit kalmak anlamına geliyor. Ekonominin büyüdüğü bir ortamda, memurun payı her geçen yıl küçülüyor. Bundan 5 yıl önce, memurun aldığı maaşla bugün aldığı maaş arasında büyük bir uçurum var. Bugün bir memurun emekli olduğunda aldığı miktarla ev veya araba alması mümkün değil. Bu kayıplar, toplu sözleşme masasına taşınmalı. Ayrıca Merkez Bankası’nın enflasyon tahminleri sürekli revize ediliyor. Gerçekleşen enflasyon, hükümetin açıkladığı rakamların çok üzerinde. Bu durum, gerçek piyasa koşullarını yansıtmıyor.” ifadelerine yer verdi.

“TAHMİNLER ÜZERİNDEN DEĞİL, GERÇEK VERİLERE DAYALI BİR YAKLAŞIM TALEP EDİYORUZ”

Ayrıca Cengiz, “Bize geçmişte kaybettiğimiz yüzde 30'luk payı verin, ardından enflasyonu gerçekçi şekilde ekleyin. Bu şekilde bir düzenleme yapalım, hem büyümeden hem de enflasyondan pay alalım. Bize artık tahminler üzerinden değil, gerçek verilere dayalı bir yaklaşım sergileyin. Hepimiz geçim sıkıntısı çekiyoruz. Bu şartlarda daha fazla kayıp yaşamamalıyız.” diye konuştu.

"TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ İÇİN SÜSLÜ CÜMLELER YETMEZ, GERÇEK ÇÖZÜM GEREK”

Sekizinci dönem toplu sözleşmesi için yapılacak görüşmelerin, 1 Ağustos itibariyle danışma kurulu toplantılarında belirlenen taleplerle başlayacağını hatırlatan Cengiz, "Sekizinci dönem toplu sözleşmesi için çok az bir zaman kaldı ve bu süreçte ciddi bir teknik çalışma yapılmadı. Ne yazık ki, sadece sloganlarla, süslü cümlelerle memurların beklentilerini karşılayacak bir adım atılmadı. Geçmiş yıllarda da yapılan toplu sözleşmelerde eksiklikler vardı. 657 sayılı Kanun’a ekleme yapılmadan, yan ödeme kararnamesiyle yapılan düzenlemelerle sorunlar çözülemez. Kanuni düzenlemeler yapılmadan yapılan bu değişiklikler geçici olur ve gerçek çözümü sunmaz. Ayrıca, Cumhurbaşkanı’nın söz verdiği 3600 ek gösterge gibi konularda da hala somut adımlar atılmadı. Örneğin, cuma izni, hac izni gibi düzenlemeler toplu sözleşmeye yazılmaya devam ediliyor, ama bunlar kanuna aykırı değil. Bu düzenlemeleri niye toplu sözleşmeden çıkarıp doğrudan 657 sayılı kanuna eklemiyorsunuz? Bu süreçte doğru adımlar atılmazsa, aynı sıkıntılar tekrarlanır. Memurlarımız ve emeklilerimiz mağdur olmaya devam eder.” diye aktardı.

“AYNI YÖNTEMLERLE FARKLI SONUÇ BEKLEMEK GERÇEKÇİ DEĞİLDİR”

Mevcut toplu sözleşme müzakerelerinde değişim beklemenin ‘ahmaklık’ olduğunu ifade eden Cengiz, aynı yöntemlerle farklı sonuçlar beklemenin gerçekçi olmadığını söyledi. Cengiz, "Evet, aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek ahmaklıktır. 7 defa başarılı olamamışsanız, sekizincisinde farklı bir sonuç beklemek ne kadar mantıklı? Biz, Kamu Birliği Konfederasyonu'nu kurduk. Temel hedefimiz, toplu sözleşmede birinci sendika olmak ve masaya tam yetkili bir şekilde oturmaktır. Şu anda 100 bine yakın üyemizle en güçlü aday biziz. Sekizinci dönemde yetki verirseniz, ilk üçte yer alacağız ve farkımızı hissettireceğiz. Bizim hedefimiz, masaya oturup emekçilerimizi gerçekten temsil etmek. Bu sözleşmeler, sadece bir gösteri olmamalı. Herkesin bu durumu değiştirmek için bir şeyler yapması gerekiyor. Ancak bu şekilde değişim sağlanabilir. Yalnızca şikayet etmekle bir şey değişmez. Bizim alternatif çözüm önerilerimiz var ve bu önerilerle daha iyi bir duruma gelmek mümkündür.” şeklinde konuştu.

SEKİZİNCİ TOPLU SÖZLEŞMEDE NELER VAR?

Sekizinci toplu sözleşme taleplerine değinen Cengiz, şunları kaydetti:

" Sosyal hak, tazminat, ikramiye, fazla mesai ücretleri gibi taleplerimiz var. Çalışanlarımıza yönelik taleplerimiz sadece parasal değil, aynı zamanda statü, boş kadrolar, disiplin affı gibi çalışma hayatını ilgilendiren birçok düzenlemede taleplerimiz içinde. Biz, sabit gelirli çalışanların yoksulluk sınırının altına düşmeden insanca yaşayabileceği bir gelir istiyoruz. Çalışanlarımız ve emeklilerimiz, sadece hayatta kalmak için değil, yaşamlarını onurlu bir şekilde sürdürebilmek için yeterli bir gelir talep ediyor. Türkiye’de yaşam standartları ve gelir seviyeleri her bölgede farklılık gösteriyor. Büyük şehirlerdeki yaşam maliyeti daha yüksek olduğundan dolayı buna göre bir ücretlendirme yapılması gerekiyor. Ekonomiyi canlandırmak istiyoruz ama dar gelirli insanları daha da daraltmadan, sabit gelirli kesimin alım gücünü artırmalıyız. Ancak o zaman ekonomideki canlılık sağlanabilir ve enflasyonun önüne geçilebilir.”

“SENDİKALAR SİYASİ GÜÇ PEŞİNDE, BİZİM ÖNCELIĞIMIZ HAK SAVUNMASI”

Kamu Birliği Konfederasyonu'nun siyasi ve ideolojik etkilerden uzak, yeni nesil bir sendikacılık anlayışı sunduğunu söyleyen Cengiz, "Bizim derdimiz, siyasetin arka bahçesi olmadan, sadece emekçilerin haklarını savunmak. Yeni nesil sendikacılık anlayışımızla, üyelerimizle birlikte hareket ediyoruz ve birlikte kazanmak istiyoruz. Bu, siyasetten uzak, bağımsız bir modeldir. Şu anda sendikalar, kendi siyasi yapılarının büyümesini sağlama ve üyelerini arttırma peşinde. Oysa bizim önceliğimiz, emek mücadelesi ve hakların savunulmasıdır." diyerek sözlerini noktaladı.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız