Yozgat'taki 19. Yüzyıl kıtlığı: Osmanlı’yı sarsan felaketin yıldönümü

19.yüzyılın sonlarına doğru Yozgat’ta yaşanan büyük kıtlık, sadece bölgeyi değil, Osmanlı Devleti’ni de derinden etkileyen bir felakete dönüştü.

Yozgat'taki 19. Yüzyıl kıtlığı: Osmanlı’yı sarsan felaketin yıldönümü

1873-1875 yılları arasında gerçekleşen bu felaket, Yozgat'ın bugünkü yemek kültürünün temellerini atarken, 93 Harbi’ni de tetikledi.

Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca, bu kıtlığın Osmanlı tarihindeki en büyük felaketlerden biri olduğunu belirtti. 1873 yılındaki aşırı kuraklık ve ardından 1874-1875’te yaşanan yoğun kar yağışı ve aşırı soğuklar, tohumların tahrip olmasına, yeni ürünlerin yetişmemesine ve bu durumun hem hayvanları hem de insanları açlık ve soğukla karşı karşıya bırakmasına yol açtı. Bu süreç, bölgede büyükbaş ve küçükbaş hayvanların telef olmasına, on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.

"NÜFUS YÜZDE 60 AZALDI"

Prof. Dr. Karaca, görgü tanıklarının ifadelerine dayanarak, kıtlığın boyutlarını şu şekilde aktardı: "Öyle büyük bir kıtlık ki, nüfusun neredeyse yüzde 60'ı eksilmişti. Bir evde 10 kişi yaşıyorsa bunun 6 veya 7’si hayatını kaybetti, hatta cesetlerin kokmaması için sokaklara atıldığını anlatanlar var." Bu dönemin korkunç etkileri, bölgedeki nüfus yapısının büyük oranda değişmesine neden oldu.

"OSMANLI DEVLETİ EKONOMİK ZORLUKLARLA MÜCADELE EDİYORDU"

Prof. Dr. Karaca, kıtlığın ardından Osmanlı Devleti’nin felaketin yaralarını sarmak için ekonomik kaynaklarını bölgeye aktardığını, ancak borçlarını ödeyememesi nedeniyle 6 Ekim 1875’te iflas ettiğini belirtti. Bu durum, Avrupalı ülkelerle ilişkilerde gerilime yol açtı ve Avrupalı devletler, Osmanlı Devleti’ni dışlayarak Balkanlar'da etnik kışkırtmalara başladı. Sonuç olarak, 1876’da Bulgar ayaklanması patlak verdi ve bu olay, Osmanlı Devleti’nin aleyhine yürütülen kara propagandaların başlangıcını oluşturdu.

"93 HARBİ: FELAKETİN İKİNCİ PERDESİ"

Kıtlık ve Osmanlı’daki ekonomik kriz, 93 Harbi olarak bilinen ve Rusya’nın Osmanlı’ya savaş açmasına yol açan süreci de başlattı. Bu savaş, milyonlarca insanın yerinden edilmesine, on binlerce insanın katledilmesine ve çok sayıda kişinin İç Anadolu’ya sürgün edilmesine neden oldu. Karaca, "Bu olaylar, 'muhacirlik' kavramının ortaya çıkmasını sağladı" diyerek, bu dönemin toplumsal yapıya etkisini de vurguladı.

"KITLIK, HEM BÖLGESEL HEM DE TOPLUMSAL YAPIYI DEĞİŞTİRDİ"

Prof. Dr. Karaca, kıtlığın yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin siyasal ve toplumsal yapısını da derinden etkilediğini belirtti. Kıtlık, toplumun yaşam alışkanlıklarını, ekonomik yapısını ve siyasal süreçlerini dönüştüren büyük bir felaket olarak tarihe geçti.

1873-1875 yılları arasındaki bu büyük felaket, Yozgat’tan tüm Osmanlı topraklarına yayılan derin etkiler bırakırken, Osmanlı'nın son dönemlerinin ve Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından birine işaret etti.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız